yeni evimde ilk gece. akşamın büyük kısmını taşıma kutuları arasında geçirdim. az önceye kadar da gardırobumu yerleştiriyordum. bu beni epey meşgul etti. aslında taşınmadan evvel dolabımı epeyce hafifletmiştim. çoğunu çevremdekilere dağıttım. özellikle arkadaşlarımın kızlarına çünkü arkadaşlarıma olmuyor giysilerim. bedenlerimiz farklı. kıyafetleri tek tek kolilerden alıp renklerine göre sınıflandırıyorum. beyazlar beyazların yanına, siyahlar siyahların yanına... sanki hayatı da böyle kolayca düzenlemek mümkünmüş gibi.
bu evin duvarları tanımıyor beni, odalar henüz bana ait değil. kitaplığa alelade yerleştirdiğim kitaplarım birbirine yabancı insanlar gibi. dostoyevski, emrah serbes'le yan yana duruyor. orkidelerim, kaktüslerimle aynı pencere pervazındalar. her şey yarım, her şey tuhaf.
minik minik işlere bölünüp bir yandan da kıyafetleri askılarken şehir yavaş yavaş karardı. önce birkaç ışık yandı, sonra bütün binalar küçük küçük yıldızlara dönüştü. bir süre hiçbir şey yapmadan öylece durdum. itfaiye sirenleri yükseliyordu zaman zaman. sanırım istasyona yakınım. eskiden vadim vardı. bazen sabahın ilk ışığı oraya düşerdi. bazen akşamın rengi orada daha uzun kalırdı. insan bazı yerlere yalnızca bakmaz; onunla birlikte yaşar. bir manzara, fark etmeden insanın içine yerleşir. ve ben artık vadimden uzaktayım. şimdi önümde başka bir ankara manzarası var. başka bir hayatın başlangıcındayım.
oğlumla yeni bir hayatımız var. annem ve kardeşlerim annemin memleketi olan eskişehir'e taşındı. böylece ankara'da kimsemiz kalmadı. bunu sorun etmiyorum. aksine iyi hissediyorum. yalnızlığı çok seviyorum. hem annem bana bir tren mesafesinde. bir pazar sabahı trene binip birkaç saat sonra onun mutfağında, kahve yanında anne kurabiyesi yerken bulabilirim kendimi.
bu ev henüz sadece bir ev. zamanla başka bir şeye dönüşecek. pencere kenarında büyüyen bir çiçek, masada unutulan bir anahtar, bir akşam söylenen basit bir cümle... hayatın en güzel yerleri çoğu zaman böyle saklanıyor. bu gece dışarıda ankara parlıyor.

Yeni evinizde güle güle oturun Burcum. Allah veya karma - hangisi işe karışırsa - iyi komşular nasip etsin. Eskişehir gerçekten çok yakın, ben de sık sık İstanbul'a kız kardeşimin ve yeğenlerimin yanına hızlı trenle gidiyorum. Galiba Eskişehir'e iki saatte varıyorduk. Hiçbir şey değil. İstanbul'da iki saatte bazen bir komşu, diğerine gidiyor :))
YanıtlaSilUzun zaman ara vermenizin sebebi taşınmakmış demek ki. Hayırlısı olsun.
YanıtlaSilBen taşındığım yere çok çabuk alışan biriydim. İnsanlarla çok alakam olmadığından belki. Eşyalar da aynı eşyalar zaten.
Günaydınlar efendim :) ofise geldim pc açtım işlerden önce bir dolanayım dedim o da nesiiii şükür kavuşturana :)
YanıtlaSilhuzurlu ve neşeli gelsin yeni ev..yuva olsun..
YanıtlaSilHayırlı olsun güle güle oturun dilerim çabuk alışırsınız yeni eve. Hülya
YanıtlaSilYeni bir mekân yeni güzelliklerle birlikte gelsin.
YanıtlaSilMutlu, huzurlu bir yaşam alanı olsun.
Sağlıklı anlarınız, günleriniz olsun.
“dostoyevski, emrah serbes'le yan yana duruyor." nedense o görüntüyü sevdim. Kitaplarından bile insanın nasıl biri olduğuna dair küçük ipuçları çıkıyor galiba sende en sevdiğim şeylerden biri de bu ağırlaşmadan derin hafiflemeden neşeli olabilmek. Yeni evin şimdiden biraz sana benzemeye başlamış sanki.
YanıtlaSilSağlıkla, huzurla, neşeyle oturun yeni evinizde...
YanıtlaSilDuvarlar, odalar ve hatta pencereden görünen manzara ile uzun yıllar uyumlu ve huzurlu zamanlar diliyroum sana <3
YanıtlaSilBu blogdaki yazılar beni sakinleştiriyor, huzur veriyor. Hayatı güzel gösteriyor. Yeni eviniz daha da güzellik getirsin, bize de bulaşsın:)
YanıtlaSilAy ay yeni bir yazı ve yeni haberlerle seni burada tekrar görmek ne güzel 😍💓 Ben değişimleri çok seviyorum. Evet başlangıçların kekremsi bir tadı var, alışması zaman istiyor ama tebdil-i mekandaki ferahlıklara ben çok inanıyorum. Çiçek gibi bir kadınsın, biliyorum ki senin olduğun her yer çok güzel olacak canım Burcu :) Oğluşunla birlikte nice güzel anılar biriksin, kahkahalar çınlasın duvarlarda. Çok çok mutlu olun dilerim🥰😍
YanıtlaSilUmarım sizler için güzel bir başlangıç olur Burcum.
YanıtlaSilEskişehir yakın mesafe, ailene çok uzak değilsin.
Ankara manzaranı ve yazının içtenliğini sevdim:)
Vadini uzakta bırakmana üzüldüm ne kadar sevdiğini yazılarından hatırlıyorum evet belki özleyeceksin ama bence vadideki o ışık biraz da senden geliyordu.
YanıtlaSilİngilizcedeki home ve house kelimelerinin farkını öğrendiğim ana döndürdü yazınız beni.
YanıtlaSilUmarım yeni eviniz size aidiyetliğini en kısa zamanda güzelliklerle, eşyalarla, anılarla döşeyerek hissettirir :)
Yeni başlangıçlar beni hep heyecanlandırır sanki herşey bambaşka olacakmış gibi umarım öyle olur musmutlu olursunuz evinizde sevdiklerinizle beraber ⋆。‧˚ʚ🧸ɞ˚‧。⋆
YanıtlaSilSizi okumak bana hep çok sevdiğim bir öyküyü okumak gibi hissettiriyor. Anlatımınızı öyle seviyorum. Ama bunun bir öykü değil, birinin yaşamı olduğunu bilmek de tam bu nedenle çok etkileyici. Dilerim yeni eviniz size uğur getirir, hayırlı olsun.
YanıtlaSilSağlıkla, huzurla,mutlulukla oturun, nice içi ısıtan , yüzü gülümseten anılar biriktirin evinizde.
YanıtlaSilYeni eviniz hayırlı olsun, sağlıkla, huzurla oturun. İlkay'a katılıyorum anlatımınız hakikaten çok güzel:) Elinize sağlık.
YanıtlaSilbizde düşünüyoz taşınmayı ama bakalım Allahın izniyle belki ilerde... hayırlı olsun, güle güle oturun :))
YanıtlaSilkim bilir ne güzel şeyler sığdıracaksın duvarlara. duvarlar zamanla yeşerecek, esecek, üzerine gelecek, ama tanıyacaksın onları. yalnızlık iyidir. bilmediğin bir yerde yalnızlık daha iyidir. keyfini sür.
YanıtlaSildostoyevski, emrah serbes(,) buraya bu virgül ve eski bir tanıdık dağınık bir yazar adı bekledim :) belki onu önce kendinle tanıştırmalısın.
:)