Ehmedek, Bizans döneminden kalan bir kale, Selçukluların eline geçince yeniden inşa ediliyor ve adını inşaata ustalık yapan adamdan alıyor. Akşamüstü tarihin derinliklerine inelim dedik ama Ata ile ne mümkün öyle ki kaleyi fotoğraflayamadan gelmişim.
Küçük adam, yamaçta bir kümes gördü ve bu sıralar inekten sonra idolü olan hayvanı, horozu, aramaya koyuldu. O sırada tavuklardan biri Atoş'un tellere uzattığı parmağını kekivermiş. Yavrum nasıl ağladı, ne gaga varmış vicdansızda kanattı minik baş parmağı. Biraz asma yaprağı toplayıp, yedirdik tavuklara da acısını unuttu potuk suratlım.
Güneş kalenin suları arkasında kaybolup giderken, Ata da yorulma sinyalleri verdi, yemek yemek için bir yere girdik. Mama sandalyesi istedim. İkea'nınkini getirdiler, fındık içi zor sığdı. Artık büyüyor, kalıbı dar olduğundan İkea mama sandalyesi bulunan yerlerde bizim gibi o da masayı kullanabilir. Sarı fırtınamın boyu 88 cm olmuş. Kendi yemeğini kendi yiyebiliyor, yalnızca dışarıdayken yardımcı oluyorum. Kaşığı mükemmel tutamadığından döküp saçmalar olabiliyor. Evde hiç sorun değil, dağınıklıkla barışık bir insanım.








Oy benim oğluşlarım da Ata gibiydi, yumurmaktan bir hal olurdum, dişim kaşındı onu görunce, maşallah:-)
YanıtlaSilo tavukların önündeki topiki sevmekten ne yazıya konsantrre olabildim ne bişey:) maşallah kuzu tam kuzu..
YanıtlaSiloh ne güzel gezmişsiniz,iyi yapmışsınız :) bi de ben Ata'yı yemek istiyorum,çok tatlı maşallah :)
YanıtlaSilAllah nazarlardan kem gözlerden korusun ne kadar tatlı bir çocuk hayran hayran baktım valla maşallah diyeyim bi şey dikkatimi çektim arka masada ramazan günü restoranda bira içiliyor antalya çok geniş bi yer demekki bizim buralar hiç kaldıramaz böyle şeyleri bizim örfümüze ters
YanıtlaSilİade-i ziyarete geldim ve geldiğime de çok memnunum. Ancak, akşam üzeri dar vakit olduğu için bloğunuzda fazla dolaşamadım. Alanya'da bir kaç yıl önce bir hafta kalmışlığım vardır. Ekim ayının ortasıydı ve ben Alanya'yı çok beğenmiştim. Oralara ait yazılarınızı takip etmek isterim. Paylaşımlarda görüşmek üzere. Sevgilerimle
YanıtlaSilNot.Allah bağışlasın, oğlunuz çok tatlı.
ne güzel fotoğraflar,hele o ahşap:)
YanıtlaSilo ata varya tam yemelik tavuk bile dayanamamış götüreyim şunu demiş:)))
sevgiler
ayyyy seni yerim ben çoook tatlı yanaklar, dudaklar, gözler, saçlar erkek güzeli.
YanıtlaSilAta Ehmedek kalesi postunun önüne geçmiş...Yeni post yıldızı olmak yolunda ilerliyor :) sevgiler
YanıtlaSilMaşallah çook tatlıymış sarı fırtına:)
YanıtlaSilKaktüs bitkisinin meyve veren ne çok türü var.
YanıtlaSilAntalya'dayken adamın biri tezgaha doldurmuş, soyup satıyordu sarı renkte, sulu ve lezzetli bir meyve.
O zannettim ama değil. Turistler pek çok şeyi bizden öğreniyor. Misal; sabah erkenden kalkıp havlu bırakarak şezlong kapmak :))
Ata varsa başka keyifli oluyor postlar.
Çok tatlı maşallah ,-)
Evet ta kendisi, bahçemizde var, olgunlaşınca yayınlayacağım senin için.
SilMaşallah Ata'ya bayıldım ben de :) Lap incirini ilk defa gördüm, seviyorum blog okumayı, her blogda yeni bir bilgi yeni bir serüven. Bir de böyle güzel fotoğraflar görünce insanın içi açılıyor. Sevgilerimle..
YanıtlaSillap incirine adanada pabuç inciri diyorlar
YanıtlaSilBlogun genelinde fotoğraflar çok güzel. Profesyonel gibi geldi bana? Ata'ya da maşallah çok tatlıymış.
YanıtlaSil