anlatılanları doğrular nitelikte, bulunduğum yerin yirmi km içerisinde denize sıfır üç eski mezarlık biliyorum. neyse ki açgözlüler buralara uzanıp o çarpık apartmanlarını dikememiş ve şehir bir parça daha yeşil kalmış. eski taşlar, çeperlerdeki begonviller ve yaşlı zeytin ağaçları; hepsi mistik dokunun bi parçası. burada olup ıssızlığı dinlemek iyi geliyor bana.
Pazartesi
eski mezarlık
eskiden babalar oğullarına dağlık bölgedeki arazileri, kızlarına ise denize yakın yerleri bırakırmış. buralarda böyle anlatılır. sahil kesimi değersizmiş. öyle ya eski uygarlıklarda da kaleleri hep tepelere kurmuşlar. çağın imkanlarına sahip olmadıklarından deniz üzerinden gelen tehditlere karşı koyamaz, düzlükteki bataklıkları kurutamaz; kıyıda sıcak ve salgın hastalıklarla baş edemezlermiş. yakalara yerleşmez, yalnızca ölülerini gömerlermiş.
anlatılanları doğrular nitelikte, bulunduğum yerin yirmi km içerisinde denize sıfır üç eski mezarlık biliyorum. neyse ki açgözlüler buralara uzanıp o çarpık apartmanlarını dikememiş ve şehir bir parça daha yeşil kalmış. eski taşlar, çeperlerdeki begonviller ve yaşlı zeytin ağaçları; hepsi mistik dokunun bi parçası. burada olup ıssızlığı dinlemek iyi geliyor bana.
anlatılanları doğrular nitelikte, bulunduğum yerin yirmi km içerisinde denize sıfır üç eski mezarlık biliyorum. neyse ki açgözlüler buralara uzanıp o çarpık apartmanlarını dikememiş ve şehir bir parça daha yeşil kalmış. eski taşlar, çeperlerdeki begonviller ve yaşlı zeytin ağaçları; hepsi mistik dokunun bi parçası. burada olup ıssızlığı dinlemek iyi geliyor bana.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)







Halbuki sahil ne kadar değerli :) ama işte zamanın şartları neler düşündürüp yaptırmış. Çok ilginçmiş, ilk defa senden öğrendim. Çok teşekkür ederim sayende aydınlanıyorum :) Ayrıca pembiş çiçekler çok güzeeeeel:)
YanıtlaSilAh ki ne ahhh oralar da turizmin rantına kurban gidiyor bir bir. Olmadı bir yangın işlem tamam
YanıtlaSilErkek evladı kayırmak ta o zamanlarda da varmış:( bu arada mezarlıktaki çiçekler ne güzel...
YanıtlaSilBu hikayeyi biliyorum.begonvile bayılırım
YanıtlaSilİyi olmuş işte....oğlanın yiyemediğini damatlar yermiş :))))
YanıtlaSilSözünü ettiğiniz bu miras paylaşımı ve sonrasında değerlenen araziler üzerinde kopan kardeş kavgalarını ben de duydum. Ama hak kimin ise onu bulur. Mezarlıkların dinginliği de belki biraz da bundan, artık bu tür değersiz kavgalar yapma imkanı yok, pişmanlığın da faydası yok. Kaçıp kafamızı dinleyeceğimiz tek yer gerçekten mezarlıklar olacak böyle giderse. Begonviller ben buradayım diyor.
YanıtlaSilçizginin dışındayız yine
YanıtlaSilerkeklere hep öncelikler :(
YanıtlaSilBegonviller coşmuş :)
YanıtlaSilÇeşme için de duymuştum buna benzer bir söz. O yüzden kızlara verilmiş denize yakın tarım yapılamayan tuzlu araziler. Ne zaman ki devir dönmüş kıyılar değerlenmiş. Kızlar köşe olmuş:) Mezarlık çok güzel. Öyle ki insan öyle bir yerde yatası geliyor:)
YanıtlaSilyeni gittigim bir ulkede en cok merak ettigim yerlerden biri mezarliklardir, bazi insanlara tuhaf gelir ama ben mezarliklarin turunden, bakimindan, o kulture ait bir cok bilgiye ulasirim.. Bu begonvilli mezarlik de bana sunu soyluyor, buranin insanlari huzurlu, sakin ama kucuk ayrintilarda guzelligi yakalayan ve koruyan insanlarmis..
YanıtlaSilDayım Karacaahmet Mezarlığı'nda ders çalışırmış, sessiz ve güzel diye. Yazını okuyunca onun anıları geldi aklıma, gülümsedim. Başta dayıcığım olmak üzere hepsine Allah rahmet eylesin.
YanıtlaSilAklıma Gonca Vuslateri geldi. O da mezarlık gezmeyi çok severmiş.
YanıtlaSilHuzur karşısında begonviller bile coşmuş da coşmuş ....
YanıtlaSilBakışına güzel yüreğine sağlık canım
Bizim buralarda da vardır... Hatta damatları zengin ettik de derler :)
YanıtlaSilMezarlıkları severim ben çoğunluğun aksine. Huzur verir bana her gidişim...
Çiçekler nedense daha güzeldir. Belki de huzurdur onları böyle yapan...
SEvgilerle
Bir daha Alanya'ya gelebilirsem görmek isterim. Begonvilllerle çevrili eski mezarlık kim bilir ne duygular yaşatır... Rant peşindeki çıkarcıların hiç bir engel tanımadığı bir ülkede yaşıyoruz. Umarım bir gün abuk subuk uydurma nedenlerle mezarlığı taşıyacağız deyip Avm ya da otel yapma derdine düşmezler.
YanıtlaSilaa erguvana benzettim.
YanıtlaSildeğilmiş.
Bilmiyordum ben böyle yapıldığını, memleketimin denize uzaklığından olsa gerek, kulağıma çalınmamış böyle bir şey. Ama doğrudur tabi, kızlara az ve verimsiz miras, erkeklere bolluk da bolluk. Tabi devir turizm devri. Deniz para ediyor artık, tarla tapan değil. Zaten erkek evlat pek bakmaz anaya babaya, ne varsa ne yoksa kız evlatta çoğunlukla. Hak yerini bulmuş böylece.
YanıtlaSilMezarlıklar beni ürkütür biraz ama o coşan çiçekleri, ağaçları severim. Bu mezarlık da gözlere şenlik. Ne kadar güzel açmış çiçekler.
Ben de oyle biliyorum, iç kesimlerde verimli yerleri erkek cocuklara verirlermis,sahil kısımları kız çocuklara... ama zamanla bu paylaşım ters sonuçlanmış, toprakla uğraşanin durumu zayıflamış, sahil kıyıları değer kazanmış, hadi hayırlısı...
YanıtlaSilFotolar çok güzel 😉
yine senden yeni birşey öğrendim. garip zevklerin var mezarlık fobim benim... resimlere bakmak bile tüylerimi ürpertti.
YanıtlaSilEvet, bizim yazlıkta da öyle anlatırlardı, damatların hepsi zengin olmuş tabii Turizm patlayınca..Kendine üzüm bağı kalan oğlanlar mahsun..Galiba modern zamanlarda mezarlıklar dışında sessizlik yok, ebedi huzur..
YanıtlaSilDerlerya bazen mezarları,bazen hastaneleri,bazen huzur evlerini,bazen yetiştirme yurtlarını ziyaret etmek insana iyi gelir.
YanıtlaSil"Kadının adı yok" diye diye gittiler o güzel kadınlar, alsın da kadınsız dünyayı, başlarına çalsınlar.
Oysa ki sahil bana göre daha değerli uzun uzun denize bakabilirsin ama o zamanlar öyle düşünüyorlarmış. Bende senin yazın ile öğrenmiş oldum Burcu. Keşke bir parça değil de hep yeşil kalabilse..
YanıtlaSil