bugün, bebeklerle tanışmamın üzerinden iki gün geçmiş olduğunu fark edip yeniden yuvaya gitme isteği uyanıyor içimde. i̇yi olup olmadıklarını kontrol etme güdüsü işte. gidip bakıyorum, her şey yolunda; uyuyorlar. kuru otların çatırdamasını önlemek için parmak uçlarıma basa basa yanlarından ayrılıyorum. yolda anneleri onlara nasıl sesleniyor diye düşünüyorum. bir isim de ben vermeliyim. birine hasret, diğerine gültekin diyorum. kaplumbağaların ömrü uzun olur biliyorum...
Perşembe
bebek kaplumbağalar
kış aylarında bir kaplumbağa ailesini otobandan kurtarıp, evin yanındaki ormana bırakmış çok geçmeden ak meşenin altına yerleştiklerini görmüştüm. ara sıra kendileri ile karşılaşıp tek taraflı da olsa muhabbet ediyordum. geçenlerde eve çıkarken baktım, bayırda bi bebek kaplumbağa, avare avare dolaşıyor. elime alıp yolun kıyısına getirdim. o kadar minikti ki dokunurken incitecekmişim hissine kapıldım. biraz aşağıda hastalığından mütevellit ses tellerinde sorun olan müfit amca'yı fark ettim, denizden geliyordu. her zamanki gibi boynunda hastalığını gizlemek isteyen bir fular vardı. kısık bi sesle: "bu seninkilerden." dedi. anlayamadım, yormak istemediğimden üsteleyemedim de. tepkisizliğimi görüp açıklama yapma ihtiyacı duydu; meşe ağacına giden yolu göstererek, "i̇ki yavrusu var." dedi. "hadi canım." diyerek bebeği yerden aldım. müfit amca'ya teşekkür edip, ağacın yanına gittim. oyukta anne ve bir bebek vardı. diğer miniği de yanlarına bıraktım. eli boş olmazdı, tadını sevdiklerini bildiğim birkaç dal beyaz zakkum toplayıp yuvalarının önüne koydum.
bugün, bebeklerle tanışmamın üzerinden iki gün geçmiş olduğunu fark edip yeniden yuvaya gitme isteği uyanıyor içimde. i̇yi olup olmadıklarını kontrol etme güdüsü işte. gidip bakıyorum, her şey yolunda; uyuyorlar. kuru otların çatırdamasını önlemek için parmak uçlarıma basa basa yanlarından ayrılıyorum. yolda anneleri onlara nasıl sesleniyor diye düşünüyorum. bir isim de ben vermeliyim. birine hasret, diğerine gültekin diyorum. kaplumbağaların ömrü uzun olur biliyorum...
bugün, bebeklerle tanışmamın üzerinden iki gün geçmiş olduğunu fark edip yeniden yuvaya gitme isteği uyanıyor içimde. i̇yi olup olmadıklarını kontrol etme güdüsü işte. gidip bakıyorum, her şey yolunda; uyuyorlar. kuru otların çatırdamasını önlemek için parmak uçlarıma basa basa yanlarından ayrılıyorum. yolda anneleri onlara nasıl sesleniyor diye düşünüyorum. bir isim de ben vermeliyim. birine hasret, diğerine gültekin diyorum. kaplumbağaların ömrü uzun olur biliyorum...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Çokk şirinler yerim onları....ayrıca kızımın çok sevdiği varlıklar.İlgilendiğin için Allah mükafatını versin canım.
YanıtlaSilSen ne güzel hayvan dostu bir insansın ya hiç birini ayırt etmeden seviyorsun ben elime alamam uzaktan severim sadece çok şirinlermiş
YanıtlaSilBebekleri de olmuş demek, çok güzel :)
YanıtlaSilBu aile senin eserin. Yoksa ezilip gitmişlerdi.
İsimlerine de bayıldım, harikasın sen.👏👏💙
İzmir'de bahçemizde bulmuştuk böyle bir tane. Bir kaç hafta sonra bizim salatalık, kabakları yemek suretiyle bayağı büyümüştü. Hahaha, bahçeye çıkıp yarısı yenmiş salatalık toplamak hiç hoş değildi ama kızılmıyor ki bu şekerlere de :D
YanıtlaSilNe kadar tatlı bu bebek böyle :))
YanıtlaSil:) bak aklıma ne geldi.. ben bir dönem bir anaokulunda müdürlük yaptım. nerden bulmuşlar bilmem bir kaplumbağa bulmuşlar, getirmişler anaokulunun bahçesine koymuşlar. çocuklar şehir çocuğu, bir iki uyarmama, davranışımla örnek olmaya çalışmama rağmen baktım olmuyor hayvanı ellemekten üstüne pastelle resim çizmekten perişan edecekler. planımı yaptım, kaplumbağayı kaçıracaktım. gel gör ki, anaokulunun sahibi hayvana "maskot" diyor, anaokulumuzun evcil hayvanı diyor, diyor da diyor, anlamıyor onun yerinin yurdunun doğa olduğunu.. bir sürü de kamera bahçede, hayvanı nasıl kaçıracağım?! resmen hapishaneden kaçma planı gibi ince bir plan yaptım ve bir akşam üstü en ağlak çocuklardan biri herkesin dikkatini üstüne çektiği anda hayvanı kaptığım gibi önceden hazırladığım arabamın bagajının içindeki serin, kuytu, biraz suyu ve yaprağı olan kutuya attım. paydosa kadar 2 saat geçmek bilmedi, sıcak iklim hayvanı ama ne olur ne olmaz.. neyse paydosta koşa koşa atladım arabaya, en yakın ormana kırdım direksiyonu, hayvancığı okulun 20km ötesine ormanın derinliklerine bıraktım.. ertesi günlerde çok aradılar bahçede, ben de onlarla aradım, ama yüzümdeki gülümsemeyi, kalbimdeki ferahlığı tarif edemem :)
YanıtlaSilTüm canlılara karşı herkes sizin kadar duyalı davransa, bir kaplumbağa ailesinin hayatını kurtarmışsınız ne mutlu size...
YanıtlaSilNasıl güzeller onlar öyle . Ömürleri uzun olsun
YanıtlaSilÇok tatlı ya..Bende çok severim kaplumbağaları üstelik kıskanırım da evlerini sırtlarında taşıdıkları için..
YanıtlaSilKeşke onlar kadar uzun yaşayabilseydik :) Ben hayattan bir şey anlayamadan 40 lı yaşlarıma geldim de :)
YanıtlaSilYavru kaplumbağaların bağda gezişlerini hatırladım.
YanıtlaSilBir iyilik yaparsın ama her zaman çoğa dönüşür ve devam eder. Kaplumbağaların yoldan kurtulup aile olmaları da böyle olmuş. Sen de büyükanne oldun erkenden...
YanıtlaSilnasıl da güzeller canını sevdiklerim.
YanıtlaSilben şimdi uyandım Hasret Gültekin olayına, ilk defa burada dinlemiştim zaten :(
YanıtlaSilNe kadar iyi birisin sen
YanıtlaSiladlarını duyunca içim sızladı.
YanıtlaSilgiriş-sol üst fotodakiler kimler?
Burcu ne kadar güzeller :)) Seninle karşılaştıkları için çok şanslılar başkası olsa kimbilir ne yapardı :(
YanıtlaSilŞekerleer :) Bebek olanları değil de baya büyük olanlarından görmüştüm ama onlar korkutucu görünüyor :D
YanıtlaSilyaaaa şu tatlılığaa bakar mısınnnn 😌😌😌😌
YanıtlaSilÇok güzellerahat 😍😍😍
YanıtlaSilİyi poz vermişler ayrıca, genelde korkuyorlar yaaa 😉
YanıtlaSilMinişler şahane ♥
YanıtlaSilGeçen bayram köyde bulduk bize bir tan, Arden paşanın eline vermek gafletinde bulunduk :/ İki bebek birbirine baktı baktı bizimki iriliğini kullanıp kafasını ağzına sokarken yeter dedik. Çok muhabbet kurmaya gerek yok.
Bulduğumuz yere bıraktık sonradan.
Şahane bir duyguydu onu sevmek ama ♥
Başarıların devamını dilerim. Banada beklerim.
YanıtlaSilİyi kalpli Burcu'cum heşeyin küçüğü sevilir derler ya kaplumbanın minik halide pek şirinmiş.
YanıtlaSilOf of of Burcu kaplumbağalar çok şirindi de o isimleri koyarken;
YanıtlaSilİçim acıdı ağlattın beni yine...
Çok tatlısın çok iyisin. Bu arada yazılarını okurken cocuklugumda okuduğum şeker tadindaki sevdiğim kitaplardaki hikayeleri okur gibi oluyorum. Kitap yazsana!
YanıtlaSilYaa ne kadar tatlılar, kaplumbağaları o kadar çok seviyorum ki 😍
YanıtlaSilbenim bahçemde beslediğim bir yavru kaplumbağam vardı. O kadar şekerler ki.
YanıtlaSilkalp, kalp, kalp
YanıtlaSilÇok güzeller keşfe çıkıp yollara dadanmasınlar inş:)
YanıtlaSilÖmürleri uzun olur inşallah ve iki ile kalmasınlar daha da çoğalsınlar. Çok sevimliler :)
YanıtlaSilSizin gibi güzel yürekli insanlar dolup taşsa keşke :) Ne güzel fotolar ayrıca.
YanıtlaSilİyilik yap,denize at;mutlaka bir bilen var.
YanıtlaSilBu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSil