Sayfalar

Çarşamba

22.7.20

öğleden sonra üst verandada tatlı bi rüzgar vardı. ırmak kenarında uzanan çınarları hışırdatıp, kitabımın sayfalarıyla oynaştı ara ara. bi keten kuşu böğürtlen çalısına konup konup yükselince, aklıma geldi de inip meyvelerinden topladım. çitin öte yanına geçip iki avuç kadar da çilek aldım. çilek çok. kuşlar, kertenkeleler, kaplumbağalar meyvelerden bolca ısırık alsa da köklerin arasında birer birer toprağa değip çürüyecek kadar çok. bolca reçel kaynattım, akışkanlığı tam kıvamındaydı. bi de çilekli dondurma yaptım. aslında çilek sevmem ben, meyve ile aram oldum olası bozuk ya da ne bileyim bol olunca kıymetsiz belki de. köyde doğdum büyüdüm, bağından üzüm yedim. incir ağacından düştüm, nar topladım, dut dalı silkeledim, her yemişin ağacında bi anı bıraktım. şimdi çok iştahlı olmasam da yiyorum ufak ufak. bi keresinde okula elma götürmüştüm. daha doğrusu sürücü kursuna. öğretmenin biri beni yerken görünce, "bir yerde okudum, fransız kızları elmayı çok yermiş ondanmış güzellikleri. bu tespit şimdi bizde de doğrulandı." demişti. sadece bi iltifat mıydı, adam sapık mıydı üstüne düşünmedim çünkü kursa pek uğramadan sınava girmiştim. şimdi devam zorunluluğu varmış. öyle diyorlar.

öğleden sonra üst verandada genç werther'in acıları, yemişler ve ben bi şarkı açtık. her şey birdenbire oldu. genç werther'in acıları sordu, "bu sözler bi yerden tanıdık mı?"
"orhan veli" dedim.
"ah evet onunla bi matbaada karşılaşmışlığımız var. kapağında maviye çalan portresi vardı. harman makinesindeki formalardan birinde yazıyordu bu şiir; her şey birdenbire oldu, birdenbire tütmeye başladı duman topraktan. tomurcuk birdenbire, yemiş birdenbire oldu."
çilek muzip gülümsedi, "bizden de söz etmiş."
genç werther rüzgarın şişirdiği kapağını kapatarak: "acılarımı okumayı sonraya bırak, hadi aç sesini müziğin, sevinç birdenbire olsun."


22 yorum:

  1. sürücü kursu öğretmeninin söylediklerine,verdiğin cevaba biraz güldüm açıkçası..adam iltifat mı yapıyodu yoksa sapık mıydı?😊

    YanıtlaSil
  2. Yazıyı bitirdiğimde fark ettim ki içim ışıldamış ve yüzümde bir gülümseme... aklımdayken şunu söylemeden geçmim; ilk keşfettiğimden beri blogun özgünlüğüne ve özellikle de görsellerine bayılıyorum. Yaratıcılığa alkış:)

    Reçelin kokusunu aldım, dut dalını salladım ama incir ağacından düşmedim, Werther'e gelince de üşenmedim kalkıp kitaplığa gittim, hiç ummadığım eski bir kitapçıda karşılaşmıştım onunla ve çok eski bir baskıydı, şu üzerlerine ikinci bir kapak geçirilen kitaplardan. Ne yazık ki bulamadım. Sormam gerekenler var sanırım:)

    Yorumun uzunluğunun sebebi de yazıdan geçen sıcaklık olabilir:)

    YanıtlaSil
  3. Karadut ağacı bahçede var dibinde oturup serin serin esen rüzgar eşliğinde kitap okumak... Güzel bir yazıydı...

    YanıtlaSil
  4. Benimde meyvelerle pek aram yoktur. Ama çileğin yeri bende bir başka😊🍓

    YanıtlaSil
  5. Sandılar bir bedende iki şablon
    Hiç çocuk olmadın balonlarla yükselirse kalbin
    Kalırsa bendin bir ruh hastası rakının takıntısı
    Sanıyorlar ki mutlu kuşlar güçlüler
    Ben kalbi kanayan bir serçeyi uçarken gördüm
    Sen kalbi bağlayan bir kuşu asarken sevdin
    Ben derdimle büyüdüm
    Çünkü bilirdim nefret en büyük beden
    Sevgi arkasına sığınır kıyametin
    Korkak ruh halimi satma alkışlara
    Biraz daha yükselelim
    Artık güçsüz değilim
    Ama insanları bir ineğin infernosunda
    Isırır kılıçları
    Sizin arkadaşlarınız benim köpek kalbi büyümeye büyüleyen
    Sizin izledikleriniz benim yaşadıklarım
    O yüzden yüzünüzde gülgiller
    Sanma ki senden kalan herkes gittiler.

    YanıtlaSil
  6. uzun zamandır yazdığın en iyi şey buyduuuu parizyen :)

    YanıtlaSil
  7. genç werther doğru söylemiş acıları bırak biraz müzik aç diye..
    güzel huzur veren bir yazıydı :)

    YanıtlaSil
  8. Dalından koparılan meyvelerin tadı bir başka:)
    Genç werther in acıları çok etkilemişti beni..

    YanıtlaSil
  9. İkinci paragraf bambaşka bir dünya. Sevdim:)

    YanıtlaSil
  10. Her şey birden bire oldu :) ahh acılar içinde boğulmamak için müzik açmak gerçekten güzel bir tavsiye. Kitabı seversin umarım :)

    YanıtlaSil
  11. Bayılırım çileğe böğürtlene ahududuya hemde dalından yemek kimbilir ne şahane olurdu bana tam bir meyve canavarıyım çünkü, reçelde de en çok çileği seviyorum o veranda da hoş bir vakit olmuş hayali bile güzel 🙃

    YanıtlaSil
  12. Ben her türlü meyveyi severim. Özellikle yazın yemek falan aramadan meyveyle karınımı doyururum. Gife aşık olmuş olabilirim. Çilekler, böğürtlenler... Ağzım sulandı resmen :)

    YanıtlaSil
  13. Burcu Cennet bahçesi gibi bulunduğun yer

    YanıtlaSil
  14. Çok sevdim.Küçükken dut toplamaya bayılırdım. Her şey birden bire. Birden bire kavuşmalar, birden bire ayrılıklar. Hepimiz birden bire...

    YanıtlaSil
  15. Betimlemesiyle muazzam bir içerik olmuş. Birdenbire'nin akustiğinden çıkan o güzel tona cuk diye oturmuş. Küçüklükte yaşadığın olaylarla aynı frekanstayız. Anneannemin bahçelerinde ki tüm meyve ağaçlarına çıkıp düşmüşlüğüm var. Şimdi düşünüyor insan, neden büyür ki insan? Keşke hep küçük kalsaymışız. Aldın beni eskilere götürdün birdenbire.

    YanıtlaSil
  16. Harika içerikler üretiyorsunuz tebrikler. Gif de ayrı bir hava katmış yazıya. Öykücü olmalısınız siz...

    YanıtlaSil
  17. Ben de köyde büyüdüm :) dediğin gibi bol olunca kıymet göstermiyoruz sanırım. Bloguna daha sık uğrayacağım..Yazıların çok hoş

    YanıtlaSil
  18. sen bol dizi izliyon herhaldee, izlemediysen, öncelikle bron broen, forbrydelsen öğütlerim, ofaero, deadwind, yani bunlar suç, edebiyat seviyosan the durrells (bir yazarın hayatı), heyecan aksiyon seviyosan the stranger, killing eve, bunun dışında da bol ödüllü power var. doğa ve hayvanlar çiftlik istersen heartland :) bak dizi başlığında dizi listelerim var, dizi bulamadığında bakabilirsiin :) bi ara bi yazında en sevdiğin on diziyi de yazsana :)

    YanıtlaSil
  19. Yazlığa sık sık giderdim bu karantina bir yazlık keyfim vardı onuda engelledi olsun insanları tehlikeye atmayalım kafi... :) Yazlıktaki evim dağların zirvesinde sıra sıra pek çok dağın manzarasına sahip bir terası olan iki katlı şirin bir evdir. En son geçen yıl gittiğimde elma ağacının tüm manzaramı kapatması ile kriz geçirmedim değil. Biraz geriye değilde tam manzaranın önüne neden ağaç dikme hatası yapılır anlamadığım gibi manzaramı kazanmanın tek yolunun ağacı budamak olması ama ağaca kıyamadığım için başka yollar bulmaya temenni ederek tam bahçeye bir kamelya yaptırmaya karar verdim. Bu yazıyı okurken kendimi kamelyamda soğuk bir içeçek ve meyveler ile kitap okurken hayal etmekten kendimi alamadım.

    YanıtlaSil
  20. O kadar güzel yazıyorsun ki hep yaz.

    YanıtlaSil
  21. yazılarınız çokk başarılı *gözlerindenkalpfışkıranemoji*

    YanıtlaSil