Günaydın:) ilk kez duyduğum bir şarkı ama ismi çok güzel. Ben yitirdiklerimi ki, buna Prenses ve Bücürük de dahil olmak üzere gerçekten özlüyorum. Üç ay oldu Bücürük'ümü kaybedeli ama özlemi bitmiyor, her an aklımda....annem, babam ve Prenses çok uzun yıllar olduğu için olsa gerek alışılıyor yokluğuna ama Bücürük'üme alışamıyorum. İstanbul'a gittim, kız kardeşim, yeğenlerim ...epey fayda etti ama buraya dönüp kapıdan girince Bücürük'süz ev yine ayni....Meğer evim senmişsin diye ağlıyorum her gece. Bu arada senin çok tatlış bir köpişin vardı ismini unuttum (Alzheimer hafif hafif var gibi) o nasıl? İnşallah iyidir. Sevgilerimi bıraktım.
merhaba müjde abla babamdan evvel köpeğim tatliş'i de kaybettim. hayatın eksik parçaları daha da fazla artık. bücürük'e gerçekten çok üzüldüm. keşke hiç ayrılmak olmasa... bücürük'ün mama kabını saksı olarak evde tutmayı düşünür müsün? hep içinde çiçekler yeşerir, belki iyi gelir sana.
Ah, hasta olduğunu hatırlıyorum Tatlış'ın...:( Bücürük'ün mama kabı bildiğin cam, çorba kaseleriydi, ben pek çorba pişirmem (hastalınca komşum getirir bir alt katta oturuyor , kendim de biraz halim varsa yaparım) o yüzden o kâseler Bücürük'ün mama kaplarıydı. Hepsini yıkadım, duruladım, onlarda çorba içtim bu aralar hastaydım, çorba içmediğim zamanlarda da öpüyorum boş, temiz kaseleri. Su kabı da kocaman bir cam kaseydi onda salata yapıyorum şimdi. Hiç tiksinmiyorum inan. Sevgilerimle.
Tatlış da şimdi Gökkuşağı Köprüsü'nde Bücürük'le oyun oynuyordur, tüm hepsi çok mutludur, çok mutludur böyle düşünelim Burcu'm, çok mutlu olsunlar onlar artık melek oldu. Baban da melek oldu.....
Sahi sonradan aklıma geldi millet ne pasaklı demesin:))) bazıları kedisinin mama kabını günlerce yıkamaz, boşalan kaba tekrar kuru mama koyar, tekrar koyar, tekrar koyar hiç yıkamaz. Ben 4 çorba kasesini her gün değiştiriyordum, sabah mama yedi, ertesi sabah yeni kase, öteki kaynar kaynar yıkanıp, durulanıyor bulaşıklarla, yıllarca böyle yaptım, kız kardeşim aynı mama kabını 4 gün, 5 gün kullanıyor, dedim çocuk hastalanır, mikrop kapar, bakteri olur, şimdi hep ishal kedisi :((( sen nasıl kirlenen tabakta tekrar yemek yemiyorsan kediye de yedirmeyeceksin...bilmem öğretebildim mi? Su kabını da her gün iki kez yıkıyordum...öyle öyle ilk kedim 18, Bücürük 16 yıl hiç ishal olmadılar. Bence mama kapları aynı bizim kendi yemek tabağımız gibi yıkanmalı. O yüzden de çok temizdiler öldüğünde...son kez yine kaynar kaynar deterjanlı suyla yıkadım, yine sıcak sularda duruladım ve hiç tiksinmeden onları kullanıyorum. Ama öyle kedi sahipleri var ki, o kabı değil çorba içmek için kullanmak kediye bile yazık...:( yazdım ki beni pasaklı sanmasınlar:))))
canım müjde ablam, sen mis gibi yaşattın bücürük'ü kim ne düşünürse düşünsün. bir gün bir yerde kucaklaşacağız pati dostlarımızla, buna yürekten inanıyorum.
Günaydın:) ilk kez duyduğum bir şarkı ama ismi çok güzel. Ben yitirdiklerimi ki, buna Prenses ve Bücürük de dahil olmak üzere gerçekten özlüyorum. Üç ay oldu Bücürük'ümü kaybedeli ama özlemi bitmiyor, her an aklımda....annem, babam ve Prenses çok uzun yıllar olduğu için olsa gerek alışılıyor yokluğuna ama Bücürük'üme alışamıyorum. İstanbul'a gittim, kız kardeşim, yeğenlerim ...epey fayda etti ama buraya dönüp kapıdan girince Bücürük'süz ev yine ayni....Meğer evim senmişsin diye ağlıyorum her gece.
YanıtlaSilBu arada senin çok tatlış bir köpişin vardı ismini unuttum (Alzheimer hafif hafif var gibi) o nasıl? İnşallah iyidir. Sevgilerimi bıraktım.
merhaba müjde abla babamdan evvel köpeğim tatliş'i de kaybettim. hayatın eksik parçaları daha da fazla artık. bücürük'e gerçekten çok üzüldüm. keşke hiç ayrılmak olmasa...
Silbücürük'ün mama kabını saksı olarak evde tutmayı düşünür müsün? hep içinde çiçekler yeşerir, belki iyi gelir sana.
Ah, hasta olduğunu hatırlıyorum Tatlış'ın...:( Bücürük'ün mama kabı bildiğin cam, çorba kaseleriydi, ben pek çorba pişirmem (hastalınca komşum getirir bir alt katta oturuyor , kendim de biraz halim varsa yaparım) o yüzden o kâseler Bücürük'ün mama kaplarıydı. Hepsini yıkadım, duruladım, onlarda çorba içtim bu aralar hastaydım, çorba içmediğim zamanlarda da öpüyorum boş, temiz kaseleri. Su kabı da kocaman bir cam kaseydi onda salata yapıyorum şimdi. Hiç tiksinmiyorum inan.
SilSevgilerimle.
Tatlış da şimdi Gökkuşağı Köprüsü'nde Bücürük'le oyun oynuyordur, tüm hepsi çok mutludur, çok mutludur böyle düşünelim Burcu'm, çok mutlu olsunlar onlar artık melek oldu. Baban da melek oldu.....
SilSahi sonradan aklıma geldi millet ne pasaklı demesin:))) bazıları kedisinin mama kabını günlerce yıkamaz, boşalan kaba tekrar kuru mama koyar, tekrar koyar, tekrar koyar hiç yıkamaz. Ben 4 çorba kasesini her gün değiştiriyordum, sabah mama yedi, ertesi sabah yeni kase, öteki kaynar kaynar yıkanıp, durulanıyor bulaşıklarla, yıllarca böyle yaptım, kız kardeşim aynı mama kabını 4 gün, 5 gün kullanıyor, dedim çocuk hastalanır, mikrop kapar, bakteri olur, şimdi hep ishal kedisi :((( sen nasıl kirlenen tabakta tekrar yemek yemiyorsan kediye de yedirmeyeceksin...bilmem öğretebildim mi? Su kabını da her gün iki kez yıkıyordum...öyle öyle ilk kedim 18, Bücürük 16 yıl hiç ishal olmadılar. Bence mama kapları aynı bizim kendi yemek tabağımız gibi yıkanmalı. O yüzden de çok temizdiler öldüğünde...son kez yine kaynar kaynar deterjanlı suyla yıkadım, yine sıcak sularda duruladım ve hiç tiksinmeden onları kullanıyorum. Ama öyle kedi sahipleri var ki, o kabı değil çorba içmek için kullanmak kediye bile yazık...:( yazdım ki beni pasaklı sanmasınlar:))))
Silcanım müjde ablam, sen mis gibi yaşattın bücürük'ü kim ne düşünürse düşünsün. bir gün bir yerde kucaklaşacağız pati dostlarımızla, buna yürekten inanıyorum.
Sil🤍
YanıtlaSil♡
SilŞarkı güzelmiş.. Bu arada yorumları okuyunca öğrendim, başınız sağolsun, mekanı cennet olsun babanızın.. 🙏
YanıtlaSilAmin, sağ olun.
Sil