şimdiye kadar kendimle alakalı en sık duyduğum iltifat ve eleştiri aslında birbirini tamamlıyor gibi: soğukluk ve zariflik. bazı insanlar beni çok soğuk bulur, mesafeli... örneğin bir kolejin tanıtım filmini çekiyordum, hemen hemen bütün öğretmenlerle muhatap oldum ve bu aylarca sürdü. müdire hanımın odasında kahve içerken aramızda biraz sıcak bir sohbet geçti ve hemen, "ben senin böyle samimi bir insan olduğunu söylüyorum da hocalar inanmıyor, sana buzlar kraliçesi diyorlar." dedi. elimden geldiğince alçak gönüllü ve nazik davranmama rağmen böyle yaftalanmamı o an anlayamamıştım ama bunu daha önce onlarca kez duyduğum için karşı tarafa hak verdim.
bağ kurmakta zorlanıyorum sanırım. yaşıtım kadınlarla konuşurken bilirsiniz, birbirlerine hep "aşkım, canım" diye hitap ederler. bana sahte geliyor, söyleyemiyorum. yolda gördüğüm bir kediye saklıyorum bu güzel hitapları ya da şimdilerde açan bahar dallarına... içimden öyle taşıyor çünkü. bugüne dek içimden gelmeyen hiçbir şeyi yapmamaya özen gösterdim, zorunlu durumlarda da maske taktım. geçecek diye kendimi telkin ettim hep. zannediyorum bu durum beni fazla mesafeli bir insan gibi gösterdi. bence bazı insanlar bu zarif olma durumunu uzaklık olarak da algılıyor olabilir; bu tamamen nasıl baktıkları ile ilintili bir durum.
anlaşılmayı değil, doğru kalmayı seçtim ben hep. bu konuda en çok yaş almış insanların sözüne güvenirim. metroda denk geldiğim yaşlı bir kadın kısa bir sohbetin ardından anneme dönüp, "kızınız ne kadar da zarif." demişti. zarafet sadece iyi giyinmek veya güzel görünmek değildir; ruhun dışarıya sızma biçimidir. bana göre gerçek zarafet gürültü yapmaz, bir odaya girdiğinde dikkati üzerine çekmek için çabalamaz ama oradan ayrıldığında bir boşluk bırakır. zarif olmak için mükemmel bir hayatın olması gerekmiyor. dağınık bir günün ortasında bile zarif kalabilirsin; yorgunken, üzgünken hatta kırılmışken bile…

Sondaki videoya bakarak yazmak ne güzel.
YanıtlaSilBu güzel yazıda pek çok cümlede kendimi buldum.
Sohbet ederek bazı cümleleri açmak ne güzel olurdu.
Samimiyet ile laubalilik arasında belirgin bir çizgi vardır.
Bazıları o sınırları ayırt etmeyebilirler.
Esenlikler diliyorum.
değerli öğretmenim, keşke sohbet etme olanağımız olsaydı. ✿
SilZarif bir insan olduğumu söyleyemem. Realist kişiliğimden dolayı da insanlar beni pek sevmez. Ben de içimden gelmeyen şeyi yapmak istemem. Abartılı iltifatları sahte buluyorum. Beni de soğuk olarak nitelendirenler olmuştu vaktiyle. Halbuki mütebessim bir insan olmuşumdur hep. Ne yaparsanız yapın insanlar bir månâ çıkarırlar.
YanıtlaSilbu video çok hoş.
realist insanlar, genellikle net sınırlar koydukları için soğuk bulunuyor sanırım.
Silteşekkür ederim.
Aşkım, aşkitom vs. söyleyenleri ben de samimi bulmuyorum. Çok yapmacık geliyor. Yeğenime kuzum derim. O da bebekliğinden beri alışkanlık. Boş ver soğuk desinler zerafetin yeter Burcum. Sahte samimiyettense. Videoya bayıldım. Su ne berrak, ne güzel ve sürüklenen minik çiçek...♥
YanıtlaSilmüjde ablacığım ya senin zarafetin ❤
SilKelimelere ve onlara karşılık gelen davranışlara nötr olmak yerine 'bence' ön koşulunu ekliyoruz genel olarak sanki. Kendi görgümüz üzerinden (niteliğini dikkate almadan) yola çıkıyoruz. Çoğu kez hataya düşüyor ve bunu deneyimliyor olsak da bildiğimizden devam ediyoruz. Devam etmeyenlere ne mutlu :)
YanıtlaSilherkes kendi penceresinden tahlil ediyor. ön yargı işte.
SilMerhabalar.
YanıtlaSilMesafeli duran insanları soğuklukla suçlarlar. Oysa günümüzde artık kimse kimseye güvenemiyor. Bu güven ortamının sağlanamadığı yerde insanlar mesafeli olmak zorundalar. Ne zaman güven ortamı sağlansa, mesafeli olmaya gerek kalmadığı için soğuklukta sona erer. Zerafet ve zariflik insanın fıtratıyla ilgilidir.
Selam ve saygılarımla.
haklısınız, hatta bazen güven ortamı sağlandığında dahi hayal kırıklığı yaşanıyor. bazı insanlar kendini farklı göstermekte ustalaşmış. selamlar benden de.
SilHerkesin birbirine sahte kelimelerle seslendiği bir dünyada, güzel hitapları sadece bahar dallarına ve kedilere saklamanız ne kadar naif bir seçim.
YanıtlaSilöyle hissediyorum.
SilYazını okuyunca içimden şu geçti: sen soğuk falan değilsin ya… sadece herkese aynı kapıyı açmıyorsun. Bence mesele bu. İnsanlar alışmış hızlı samimiyete, hemen “canım cicim”e girilmeyince de bir mesafe var sanıyorlar.
YanıtlaSilAma senin anlattığın o his… hani o güzel kelimeleri bir kediye saklamak, bir dala, bir ana… işte orası çok gerçek. Zorla söylenen şeylerin hiçbir değeri yok zaten. Sen içinden geldiği gibi davranıyorsun, bu da seni az bulunan bir yere koyuyor bence.
“Zariflik” meselesi de çok dokundu bana. Gerçekten dediğin gibi ya, bazı insanlar gürültüsüzdür ama yoklukları hissedilir. Sen de öyle bir iz bırakıyorsun gibi geldi. Belki herkes anlamıyordur ama anlayan zaten net anlıyordur.
Bir de şu var… bence sen bağ kuramıyorsun değil, sadece kolay kurmuyorsun. Arada büyük fark var. Herkesle aynı derinlikte bağ kurmak zaten mümkün değil ki.
Kısacası ben yazını okurken hiç soğuk birini görmedim. Aksine, içi bayağı dolu ama onu rastgele harcamayan birini gördüm. Bu da çok güzel bir şey bence 🤍
ya çok teşekkür ederim, çok naziksiniz ❀
SilÇok güzel değil mi hemen açılmamak hemen samimi olmamak,biraz uzaktan demeyeyim de azıcık boşluklar bırakarak hareket etmek..evet belki bazen ortama göre insan daha samimi davranabiliyor ama genel olarak ve günlük hayatta bence biraz boşluk bırakmalı..kelimeler de bu yüzden güzel ve okunaklı olmuyor mu mesela?..boşluk olduğu için..
YanıtlaSilSevgilerimle.
en yakını ile biraz mesafe bırakabilmeli insan.
Sil"zarafet sadece iyi giyinmek veya güzel görünmek değildir; ruhun dışarıya sızma biçimidir. bana göre gerçek zarafet gürültü yapmaz, bir odaya girdiğinde dikkati üzerine çekmek için çabalamaz ama oradan ayrıldığında bir boşluk bırakır."
YanıtlaSilYazıyı özetliyor bu paragraf. Sevgili Burcu, seni blog dünyasında okuduğumdan beri, kalbini, duruşunu, sınırlarını hep hissettim. Çok özel bir anlatım tarzın var. Hoyrat bir suyun içinde olsa da, durgun bir suyun içinde kalsa da o çiçek hep aynı yansımada. <3
ah çok utandım, teşekkür ederim ✿
Silİnsan kendisiyle uyumlu olduğunda samimi olur. Yani düşündüğüyle hissettiği, söylediğiyle yaşadığı birbirini desteklediğinde…İç ve dış dünyanın aynı tonda akması, kişiye kendi doğrularını deneyimleme ve yaşama şansı verir, direnç kırılır, yaratıcılık artar. Güven ve bağlılık doğar.
YanıtlaSilEtrafımızdaki insanlar samimiyet ve samimi olmamak arasındaki farkı hisseder, yani samimiyet sadece kendimizle değil etrafımızdakilerle de gerçek iletişim kurmanın temelindedir. Sadece kendimizle değil, çevremizdeki kişilerle iletişimde de en büyük İhtiyacımız birbirimize benzemek değil, aynı şeyleri sevmek veya nefret etmek değil, kendimize ve etrafa samimiyetle yaklaşmaktır.saygılarımla Esenlikler diliyorum.
iç ve dış dünyanın aynı tonda akması, bu öylesine zor ki.
SilBen de rahat hissetmediğim insanlar arasında robot gibi olurum 🤭
YanıtlaSiltatlı :)
SilNe kadar güzel anlatmışsınız zarif insanların duruşunu. Ben zarif sıfatını hak etmiyorumdur, ama yeni tanıştığım insanlarla bırakın "aşkım, canım" iletişimini, hanım bey'den öteye geçmekte bile çok zorlanıyorum. Ve bazen de yeni tanıştığım kişi bana "canım" derken ben "hanım" hitabına devam ettikçe karşıdaki insanda farklı bir ego da oluşabiliyor. O sınır bende kolay kolay kırılmıyor :)
YanıtlaSilsiz'den sen'e geçiş yapamayanlardanız.
SilÇok iyi tespit 👌🏼
SilZarafet herkeste olamayan bir şey...Doğuştan gelen bir özellik ve o da sen de var ne güzel🌸
YanıtlaSilbedenle değil, ruhla ilintili olduğu kanısındayım ❀
SilMesafeli samimi insanlara bayılırım. Zarif insanlara da...
YanıtlaSilmesafeli samimiyet gerçekten nadir bulunan bir şey.
SilZerafet enerjisi diye bir şey var.
YanıtlaSilve onu korumak da ayrı bir zarafet sanırım.
Sil