Sayfalar

Pazartesi

7.10.19

rezil bi hafta sonu geçirdim. bi proje var şu doğada yaşam belgesellerinin türevlerinden. askerlikten vazgeçen bi bordo bereli, doğada nasıl hayatta kalınır bilgileri ile dağ taş gezecekti. çekimlere başladık. bu programı bi kanala satmak istiyor yapımcısı. bu yüzden istanbul'dan ekip getirmiş. ben böyle mızmızlık görmedim. tırmanamayız, inemeyiz, ıslanırız.

ormanda olmanın artı bedeli olması gerektiğini söyleyen oldu "biz aynı paraya ebru gündeş konser programlarını çekiyoruz." diyor. napim çekiyorsan formatı biliyordun gelmeyeydin artiste bak. güneş gidiyor hadi, diyoruz daha kendilerini çıkartamıyorlar ki ekipmanları çıkartsınlar. avmde geze geze ayaklarına taş değmemiş en ufak bi düşmede yaygara koparıyorlar. kolu çizilen, doku kaybı yaşamışcasına ortalığı velveleye veriyor.

yönetmen de başka bi arıza, aramış yapımcıyı "gürcistan'dan evcil ayı getirtebilir misin" diyor. güya sunucu ayıyla karşılaşılacak, yakın çekim alacağız. saldırmasın diye de ehlileştirilmiş ayı olacak. bunlar nasıl kafalar, kamyon kasasında sınırdan geçen bi ayıyı düşünemiyorum. 

doğru dürüst çalışamadık. bi ara baktım, sunucumuza eti kremalı püskevit uzatıyorlar. durun yav daha aç kalıp solucan kemirmek isteyecek kavga çıkaracağım, hayvan öldürme dağ eriği ile karın doyur diye.
gece ormanda nasıl yatarız diye sızlanıyorlar. ben kendimle kıyaslayarak haksızlık ediyorum farkındayım. herkes her hafta dağda keçi gibi sekmiyor (kendime ceylan diyemedim asasd) ama el insaf bi grup erkek bu kadar da çıt kırıldım olmamalı. tırmanışı sevmeyebilirsiniz, ben de sevmediğim işlerde dünya kadar söyleniyorum. hatta benden daha fazla kendini de dahil her haltı eleştiren kimse yoktur ama o işe saygısızlık yapıp, yalap şap yapmıyorum. elimden gelenin en iyisini çıkarmaya çalışıyorum. bu arkadaşları görünce acı eşiğimin yüksek olmasına ve doğada olmayı sevmeme iyi ki dedim.

torosların tepelerine çıktık. kaynak suların çıktığı gölcükler var, adamlar ayak sokamıyor. tamam su soğuk da bu havada beş dakika durmakla kimse felç kalmaz. sunucu oradan geçmeli ve haliyle biz de peşinden geçerek çekmeliyiz. benimle suda yürüyen arkadaş "antalyalısın bu suda daha çok üşümelisin." diyor aksine kavurucu sıcakta sürekli buz gibi duşa giriyoruz biz, en azından ben. sıcak ya da sıcağa yakın suyla duş alamam, banyoda buhar olursa çok duramam. ıh kalbim sıkışır, kaplıca gibi yerlere zaten hayatta yaklaşamam. neyse dallandı konu yine velhasılıkelam yeni birileri bulunacak ama bu defa belgesel geçmişi olanlardan. yapımcı bu ekiple yollarını ayırdı. çekilen her şeyle birlikte hafta sonum da puf oldu gitti.

20 yorum:

  1. Gürcistandan ayı yönetmeni oksijen mi çarpmış :)

    YanıtlaSil
  2. Sana prenses diyebilir miyim?
    Ve bu gif ler senin eserin mi?-

    YanıtlaSil
  3. Burası Türkiye olur 😀 sınırdan kamyonda ayı geçer.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Hahaha, vizonteledeki televizyoncular geldi aklıma :D

    Ben de sıcağa hiç gelemem . Kaplıcada bir kere bayılmamak için soğuk musluk suyu başımdan dökmek suretiyle 10 dakika dayanmıştım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahaha aynı aynı arabadan inmeyen kızıl abla tripleri

      Sil
  6. Çok güldüm okurken, işini sevmek ve severek yapmak ne pahasına olursa olsun, artık çok nadir rastlanan birşey oldu sanki, büyüyen zamanelerle ileride daha neler olacak kimbilir, doğaya sarıldıkça ve onunla bütün oldukça insanız ve varız,özüne dönmeli insan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hangi meslek olursa olsun insan yaptığı işe saygı göstermeli. sonuçta emeğinin bi karşılığı var.

      Sil
  7. Mesleğiniz açısından kötü olmuş ama çok şirin anlatmışsınız çok eğlenceliydi. Elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  8. Baya hareketli geçmiş ama vallahi bazı kısımları okurken ben de gülümsedim :) Siz çok yaşayın e mi?

    YanıtlaSil
  9. çok eğlenceli bir hikaye ama sanırım yaşarken eğlenceli olmamış:D Bu arada alta koyduğun gerçek görüntü mü yoksa? süpermiş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim, eklediğim tüm gifler kendi çekimlerim. aslında ben yaşanılan sinir harbi olayları bile, o an olmasa da sonrasında, gülünç yanlarıyla ele alırım. iki gün kaybettik diye dertlenip ahlayacağımıza ne işti ama deyip detaylarına gülmek daha tatlı.

      Sil
  10. ben bu konularda biraz hatır gönülcüyüm başka bi iş olsaydı daha profesyonel yaklaşır kaybımın ardında dururdum ama bu programı bi aydır masada konuşuyoruz. iki gün iş ve emek kaybı proje sahiplerinin hayal kırıklığından önemli değil, yeniden başlayacağız.

    YanıtlaSil
  11. Okudum okudum, mesleki kesişmelerimiz var demek seninle;o açıdan da bi daha okudum. Baktım nefesim kesildi sinirden, daha da ne diyeyim bilemedim.

    Terbiye edilmiş ayı niye istiyorlar..kendileri varmış ya işte :-(

    YanıtlaSil
  12. survivor a yollasaydın onlarıııı :)

    YanıtlaSil