deniz bugün öfkeli. öfkeli ve tatsız. dalgalar oyuklardaki kum taneciklerini sahile atıyor. neye kızdı böyle, bu ağustos öğlesinde?
beyazlar bi kez daha öfkeyle köpürüp çamursu renklerle vuruyor karaya. belki o da benim gibi, birtakım şeylerin başkalarına anlatıldığında onlar üzerinde hiçbir tesir bırakmadığına inanıyordur. ondandır bu yürek yürek kabarışı.
yatışmasını beklemek için şemsiyenin altına geçip oturuyorum. uzak sahilde bi martı kıyı boyu yürümüş, bıraktığı perdeli ayak izlerinden belli. kurabiye kalıbı gibi ayak ölçüsü kumsala gömülmüş.
dalgaların üzerinden toplanıp esen yel, tepedeki şemsiyeyle tatlı tatlı oynaşıyor. şemsiye kumaşının etekleri önce tıf tıf ses çıkarıyor, sonra bi anda hızlanan rüzgarla beraber tıfı tıfı tıfı tıfı döngüsünü yakalıyor. esinti beni aşıp ardımdaki sazlığa ulaşınca, kargılar ince bi hışırtıyla iç içe deviniyor. tüm bu sesler yeryüzünün şarkısı gibi.
çantamın içinden el yordamıyla telefonu buluyorum, ekranına elimi siper ederek müzik listeme ulaşıyorum. içinde bulunduğum ana yaraşır bi şarkı açıyorum; gündoğarken - yaz bulutları. kulaklığımı kafamın üstünden geçiriyorum ve tüm o yeryüzü sesleri bıçak gibi kesiliyor. güneşin bulutlara girmesini fırsat bilip uzanarak gökyüzünü izliyorum.
şarkı iki defa döndükten sonra doğrulup kulaklığımı çıkarıyorum. yel toplanıp gitmiş, sesler dinmiş. dalgalar refüjlerde çiçekleri sulayan bir arazözmüşcesine kumsalı yıkamaya devam ediyor, yakın kıraç kumlara su sıçratıyor. artık martının bıraktığı o perdeli ayak izi yok, varlığı silinmiş. tıpkı yaşamımızda kısa süreli var olan her şey gibi bi anda yanı başımızdan uçup gitmiş.

Hayalimde canlandı yazdıklarınız...
YanıtlaSilSu sesi, martı izi..enfes bir parça kulaklarda... :)
Yine çok farklı bir üslup. Sahip olduğun dilbilgisi karmanla her şeyi hikayeleştirebilecek yetenektesin. Yazdıklarının sadece burası ile sınırlı kalması haksızlık.
YanıtlaSilBeni hüzünlendirdi...
YanıtlaSilHer durumu bu şekilde hikayeleme tarzına bayılıyorum:)
YanıtlaSilOrada iyot kokusunda kaldım şimdi...
benim gibi yaz aşıkları mest oldu yazınızda :) şarkıyı aşırı merak ettim hemen açıp dinleyeceğim :)
YanıtlaSilBu sene hiç göremedik denizi :(
YanıtlaSilŞemsiyenin altına toplaştırdın hepimizi :) müziği de dinliyorum şimdi.
YanıtlaSilİzleri üzerinde taşıyan kum taneleri yeniden bir araya gelir yine bir gün, bir yerler de ,geçip gidenlere inat hiç gitmedik ki aslında demek için,bir gün,bir yerlerde...
Keşke o şemsiyenin altında ben de olsaydım..
YanıtlaSilKitap okuyor gibi hissettim, kalemin gerçekten çok iyi 💜
YanıtlaSilBir romandan ya da bir hikayeden bir sayfa okumuş gibi hissettim.
YanıtlaSilKelimelerle resim yaptın ve biz karşısinda dalarak bakıyoruz bu resme şimdi.
YanıtlaSilBu sene denizle kavuşamadan ayrıldık biz😒
bakmak var bir de farklı bakmak ve gördüğünü böyle güzel aktarmak...
YanıtlaSil''birtakım şeylerin başkalarına anlatıldığında onlar üzerinde hiçbir tesir bırakmadığına inanıyordur'' bu cümle çok doğru, insanlar kendi başlarına gelmedikçe anlatılanlardan pek etkilenmiyorlar. Belki de beynin koruma güdüsüdür belki de insanlar vurdumduymazdır genelde. Çok güzel bir yazı olmuş, öykü yazmayı denemelisiniz. Elinize sağlık:)
YanıtlaSildenizin öfkesi kızgın dalgalar ancak bu kadar güzel tasvir edilip anlatılırdı ,tebrikler :)
YanıtlaSilSenin postlarına betimlediğin şarkılara bayılıyorum. Son cümlede ki ''silme'' betimlemen de muazzam.
YanıtlaSilAslında bu biraz trajikomik bir olay. Çünkü ben her dönüp baktığım da tüm güzel izlerin kaybolduğunu, kötü izlerin ise kaldığını görüyorum. Martıların ayak izlerinin şekillerine hayranlıkla bakardım çocukken, o günleri aklıma getirdin.
Harikasın!
çok hoş bir enstantene olmuş... bu arada martı ayağı kurabiye kalıbı fikri süper:))
YanıtlaSilTek bir kare var, biraz da haraketli. Toplasak 5 saniye tutmaz ama bir film başlangıcını ya da sonunu anımsatıyor.
YanıtlaSil