Sayfalar

Perşembe

6.8.20

bayramda tüm türkiye'nin antalya'ya akın edeceğine düşünerek, alanya'dan bikaç günlüğüne kaçmaya karar verdik. can, ata ve ben. bi söz vardır ya herkes gider mersin'e biz gideriz tersine ona istinaden güneye inen araçlar kuyruk oluştururken, korkuteli rampasını çıkan tek tük binek arabadan biriydik. üç gece farklı noktada kamp yaptık. buldan göleti, spil ve madran dağı.
ilk olarak buldan yaylasına gittik. burası denizliden çok yüksek değil. aşağısında hemen buldan yerleşim yeri var. bayram günü olduğundan göl yolunda şahinle, broadwayle turlayan zibidiler vardı. kekoliko şarkılar eşiliğinde toz kaldırıyorlardı. bu bizi biraz rahatsız etti çünkü insansız yerlerde kamp kurma amacındaydık. yaylaya vardığımızda saat üç civarıydı ve sıcaktı. gölge bi yer bulup mamilerimizi yedik hatta göl kenarında yürüyüşe çıkmak için güneşin alçalmasını bekledik. böyle olunca gecenin çok da soğuk geçmeyeceğini düşünerek ormandan yakacak odun toplamadık. el ayak çekilince göl kenarına indik. ilhan irem'in o çok bahsettiği sazlıklardan havalanan ördeği gördük. kara ördekler, şeytan mumları arasında bi alçalıp bi yükseliyordu. ayın şavkı göle düşüp akşam karanlığını açmaya başlamıştı. hava hala ılıktı ve durgun su olduğundan sivrisinekler after parti yapıyordu. sinek kovucularımızı sürdük. önümüzde, uzayıp giden sazlıklar ardımızda karaçam ormanları geceye başladık. ateşin bulunuşu ne kadar önemliymiş resmen ağustosta donduk. çadırımız dört mevsimlik olduğundan uyku tulumlarını evde bırakmıştık. yanı başımızda yanan kamp ateşi olmadığından ısınacak hiçbi şey kalmadı. kör karanlıkta odun da bulunmaz. gece iki oldu, sabaha karşı hava daha da soğuyacak. altımda şort üstümde sweatshirt içine de köpeğimi tıkıştırdım. yeni tıraş olduğundan onu da donucu tutmuş. dedik bu böyle olmayacak basıp gidelim. araba allahın unuttuğu yerde, fenerleri açıp toparlanmaya başladık. göz gözü görmüyor. sazlıklar hışır hışır birbirine vurdukça ardımda biri yürüyormuş hissine kapılıyorum. kafada kuruyorum ister misin öğlen gördüğümüz şahinciler şuraya sotelenmiş olsun. hep bu taciz haberlerinin artışından septikleştim. elime ne geçerse arabaya bodosloma basıyorum. arabanın iç ışığı yanınca sinekler tabur halinde içeriye doluşuyor. her biri güve büyüklüğünde bu soğukta yaşamaları için olağan dışı bi bünyeleri olması lazımdı zaten. büyük kanatlarıyla yavaş uçtuklarından etkisiz hale getirmek zor olmuyor da ben sinek bile öldüremeyen bi tipim. sadece adres gösteriyorum başkası katil oluyor. bi nevi yardım ve yataklık benimkisi. arabanın klimasını sıcağa getirip, buldan merkezden salihliye doğru indik. yol kenarında durup hafif uyuklamaya başladık ama olmadı. bacak uzunluğundan asla arabaya kıvrılamıyorum. yola devam edip spile çıktık. sonraki kamplarımız sorunsuz geçti çünkü gündüzden odunumuzu topladık, çadırımızın hemen yanı başındaki ateşimiz hiç sönmedi.

16 yorum:

  1. Ateşsiz olmuyor çadırın yanında olmazsa olmazım. En son on sene önce yapmıştım kamp

    YanıtlaSil
  2. Rahatsız olmakta haklısınız. Bu insanlar hiç tükenmiyor. Mahalle arasında da varlar dağın başında da. Gece gündüz demeden, çevrede uyuyan mı var hasta mı var düşünmeden camları açmış ve son ses bir müzik eşliğinde araba kullanan kendi çapında kendini birşey sanıp yine kendince etrafa havalı görünmeye çalışan zavallı kişiler. Bir arabaya 5 kişi binip gezdiklerinde rahatsız olduğunu dile de getiremiyorsun. Medeniyetten yoksunlar.

    YanıtlaSil
  3. Sanki biraz adrenalinli mi olmuş bu gezicik😇😊

    YanıtlaSil
  4. Harika bir bayram tatili olmuş. İyisiyle kötüsüyle kamp candır. Üşümek bile keyifli kampta. Sonrasında çok güzel anılar bırakıyor. Sivri sineklerin after partysi deyimine bayıldım :)
    Keşke zamanında bende yazsaydım böyle anılarımı, güzel olurdu.

    YanıtlaSil
  5. Ne iyi yapmışsınız insanlardan uzak bir kamp. Minik bir talihsiz olmuş ama olsun olsun. :)

    YanıtlaSil
  6. Evde bir çok eşyanın içinde kıvrılıp duran uyku tulumlarının beni kampa çağıracağı gün için olumlama yaptım şu an:)

    YanıtlaSil
  7. Afyon, Denizli, Kütahya gibi bölgelerde Ağustos'taki ayaz çok fena olur...

    YanıtlaSil
  8. Çünkü k akıllıca karar vermişsiniz :)

    YanıtlaSil
  9. Bu havada üşümek iyidir derim ama donmak hiç olmamış:)Tam macera:)

    YanıtlaSil
  10. Bilinçsiz kalabalıklar bayramdan soğuttular artık. Bayramda anneleri ziyaret ettikten sonra evden çıkmıyoruz kaç senedir. İstanbul ayrı saçmalıkta, tatil yerleri, dağı deniz ayrı saçmalıkta. Dolmuşum ben de:) Neyse:)
    İlk kamp gecesi maceralı geçmiş, tatlı tatlı okumaya başlamıştım oysa:) Devamını meraktayım.

    YanıtlaSil
  11. Spilde gündüz süs olsun diye kozalak toplayıp akşam odadaki şöminede onları yakarak ısındığımız geceyi hatırladım şimdi :)

    YanıtlaSil
  12. en güzel doğa bölümlerinden bir kısmına gitmişin ne güzeeel :)

    YanıtlaSil
  13. Tek sen miydin başkası da var mıydı?

    YanıtlaSil
  14. Bundan 2 sene önce yapmış olduğum kamp macerasını aklıma getirdi bu. Çok ders verici bir macera olmuştu bu. Sıcak olur diye yanına kalın bir şey almamak ve olimposun o dondurucuğu soğuğunda sabah olmadan uyanmak. Isınmak için hareket etmeye çalışmak, güneş doğsun diye dua etmek :D

    Sıcak bir yere gitseniz bile yanınıza sizi sıcak tutacak iki parça bir şey de götürmeniz gerekmektedir.

    YanıtlaSil