bu satırları uzun ve dar bir koridorun ışıksızlığında yazıyorum. yaslandığım kontraplak duvarın kahverengiliğinde kayboldum sanki. duvarın ardında sen varsın. sana geldim görmüyorsun. aramızda yasaklar var baba. sana dokunmama engeller var. kapın açılıyor kocaman, sonra büyük bir gıcırtıyla ağır ağır kapanıyor. ilk zamanlar bir umut, o aralıktan bakmaya çalışırdım sonraları anladım ki koridor, bir koridor daha... bakışlarımdan çok uzaktasın.
beyaz led ışık tüm soğukluyla tabelayı aydınlatıyor; koroner yoğun bakım. kaç defa okudum kapıdaki tüm yazıları, kaç defa durdurdu beni a4 kağıdındaki yasak kelimesi.
ben sana gelemiyorum ama sen kendinden gitme baba. ne olur bırakma kendini, bırakma beni.